Dünyanın ilk mimarı kimdi ?

Tarih boyunca birçok medeniyet ve insan geldi geçti.Birçok uygarlık kuruldu ve tarih oldu.Hepsinin ortak özelliği hepsinin en az bir tane yapı yapmış olmasıdır.En eskiden günümüze gelen tarihsel süreçte birçok farklı yapı yapılmış olsa da dünyanın ilk mimari eserini “GÖBEKLİTEPE”olarak biliyoruz.

Şanlıurfa ‘ da bulunan Göbeklitepe’nin tarihini ve coğrafi özelliklerini anlatan bir çok yazı ve kaynak mevcut.Ben bunları anlatamayacağım.Kısaca özet geçerek asıl konumuz olan mimarisini inceleyeceğiz.

Urfa’nın merkezine 20 km uzaklıkta bulunan Göbeklitepe yaklaşık olarak 12 bin yıllık tarihe sahip.Yani M.Ö 10 bine kadar uzanan bir tarihten bahsediyoruz.Tabi bu kadar eski tarihe sahip bir yapı geçmiş dönem insan yaşamıyla alakalı bilgilerin de aslında farklı olduğunu gözler önüne sermiş oldu.Buzul çağ ve neolitik çağ geçişi akabininde tapınakların tarım toplumuyla alakalı ortaya çıktığı savı yeniden gözden geçirilmeye başlandı.

Gelelim Göbeklitepe’nin mimarisine ;

1995 yılında Klaus Scmidt’in öncülüğünde başlayan kazılarda ortaya çıkan 4 tane tapınak ortaya çıkarılmış.Tabi toplamda 20 tane tapınağın olduğu düşünülüyor.Kazı çalışmaları devam ediyor.

Ortaya çıkarılan tapınakların mimarisi birbirine benziyor.Yuvarlak bir düzende T şeklinde taşlar dizilmiş .Bu taşlardan 2 tanesi dikkat çekici bir şekilde diğerlerinde daha yüksek ve birbirine bakıyor.Burada oluşturulan çaplar da 10m ile 30 m arasında değişiyor.

Taşların yükseklikleri 3-7 m arasında değişiyor.

Devasa kolonların 16 ton civarında olduğu yerleşimde yapıldığı dönemde çanak çömlek bile yapılamazken nasıl inşa edildiğine dair bir soru işareti.Tabi cevap bekleyen sorular sadece bununla kalmıyor.Taşların üzerinde hayvan figürleri var ve bunlar yine dönemin şartlarıyla uyuşmayan bir şekilde kabartma işçiliğiyle yapılmış.

Göbeklitepe’de yapılan kazılarda yerleşik bir hayata dair hiçbir ize rastlanmamıştır.Burada hiç bir konut yapısı yapılmamıştır.Kazılardaki taşlarda hayvan ve erkek figürlerinin olması buranın bir çeşit avcı toplayıcı insan topluluklarının toplanma ve panayır yeri olarak da kullanıldığını göstermektedir.Yapılan kazılar buradaki birçok noktayı hala çözemese de inşaat süresine dair bir kısım ipuçları vermektedir.

Arazinin yakınlarında bulunan kayalık alanlarda rastlanılan izlerde buranın yarım bırakılmış çalışma izleri,kesme ve yontma aletleri,taşların nereden kesilip taşındığı ve işlendiği hakkında ipuçları vermektedir.Buradaki çalışmalarda yüzlerce insanın çalıştığı ve bu çalışmaları düzenli ,disiplinli ve hiyerarşik bir yapıda çalışma düzeninin olması gerektiği düşünülmektedir.

National Geographic tarafından hazırlanan grafik canlandırma

SONUÇ OLARAK ;

1000 yıllık bir kulanım sonrası Göbeklitepe toprakla doldurularak kapatıldığına yönelik bir teori bulunmamaktadır. Buradaki toprak tabakasının kireçtaşı tozları, heykel ve taş alet parçaları ile hayvan kemiklerinden oluşmuş homojen bir yapıda olması ve buraların önceden temizlenmesi bu durumu destekliyor.

Leave a Reply