20 LİRALIK MİMAR

20 LİRALIK MİMAR

Böyle bir başlık gördüğünüzde ilk aklınıza gelen ülkedeki binlerce işsiz mimarla alakalı bir yazı gelebilir ancak bu yazının konusu çok farklı bu ülkemizde herkesin en az bir kere tanıştığı biri hakkında bir yazı olacak. Önümüzdeki dönemde işsiz mimarlar hakkında bir yazı ve video hazırlayacağım elbette ancak bu yazının konusu cumhuriyetimizin kuruluş dönemindeki eserleriyle bıraktığı mimarlık mirasının sahibi herkesin tanıdığı  20 tl nin arkasında ki isim mimar Kemaleddin’den başkası olamaz.

1870 yılında orta sınıfa mensup bir ailenin tek çocuğu olarak İstanbul’un Acıbadem semtinde dünyaya geldi. Babası Bahriye Miralaylarından Ali Bey, annesi Sadberk Hanım’dır. İlköğrenimine 1875’te İbrahim Ağa İbtidai Mektebi’nde başladı. Ortaöğrenimini 1881’de babasının görevi dolayısıyla gittikleri Girit’te sürdürdü; bir süre sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a döndüler ve orta öğrenimini de burada bitirdi. Bu sırada mühendisliğe ilgi duymaya başladı ve 1887’de 17 yaşındayken Hendese-i Mülkiye Mektebi’ne (günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi) kaydoldu.

20 liranın arkasındaki resmi
20 LİRA MİMAR KEMALEDDİN

Eğitim Kariyeri

Mühendislik eğitimini 1891’de birincilikle tamamlayan Mimar Kemaleddin Alman akademisyen Jachmun’un yanında aynı okulda asistanlığa başladı. 4 yıl boyunca burada görev alan mimarımız, dışarıdan da bürosunu açıp burada ilk eserlerini yapmaya başlamıştır. 1895’te mimarlık eğitimini geliştirmesi amacıyla hocası Jachmund’un desteğiyle ve devlet bursuyla Almanya’ya gönderildi ve Berlin’deki Charlottenburg Teknische Hochschule’ye (teknik yüksek okul, günümüzde Berlin Teknik Üniversitesi) iki yıl devam etti. Daha sonra iki buçuk yıl da çeşitli mimarlık bürolarında çalışarak deneyim kazandı. 1900’de İstanbul’a dönerek hocası August Jachmund’un Türkiye’den ayrılmasının ardından, onun verdiği mimarlık derslerini üstlendi.

Teknik kariyeri

1908’de bugün ki adıyla ilk TMMOB benzeri yapıyı kuran mimarımız, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Evkaf Nezareti İnşaat ve Tamirat Müdürü olarak çalışmalarına devam etti. “Şark Demiryolları Şirketi” adına dört tren istasyonu tasarlıyor, bunlardan ilki Filibe Garı’nda beğenilen mimar Kemaleddin daha sonra Selanik ve Edirne garlarının tasarımlarını da yapıyor. Mimarın tasarladığı diğer istasyon olan Sofya Garı’nın II. Meşrutiyet’ten önce gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Günümüzde Trakya Üniversitesi rektörlük binası olarak hizmet veren Edirne Garı’nın kesin tasarım yılı saptanamamışsa da, tasarımının II. Meşrutiyet’in ilk yıllarında tamamlandığı, inşaata Balkan Savaşı’ndan önce 1911-1912’de veya savaştan ve Edirne’nin geri alınmasından sonra 1913’te başlandığı, yapının 1914’te savaş nedeniyle yarım kaldığı, ancak Cumhuriyet’ten sonra, 1930’da işletmeye açılabildiği bilinmektedir.

DÜŞÜNCELERİ VE ÜSLUBU

Ulusal mimari akımının öncülerinden olan mimar Kemaleddin bu düşünceyi tarihi yapıların restorasyonu ve yeni yapıların tasarımıyla ilgilendigi dönemde, Osmanlı mimarisinin ilkelerini inceleyerek geliştirmiş. Kendi mimari üslubunu da bu düşünce çerçevesinde şekillendirmiştir.

1910’ların başından ölümüne kadar yoğun bir tempoda çalışarak, hem Türkiye’de, yoğunluklu olarak da İstanbul’da, hem de yurtdışında eserler verdi ve mimari çalışmalarında bulundu. Mescid-i Aksa’nın restorasyonu çalışmaları için bir süre için Kudüs’te kaldı ve Türkiye’ye dönüşünde Cumhuriyetle birlikte Ankara’da kurulan yeni yapılar üzerinde yoğunlaşmıştır.

ANKARA PALAS OTELİ

Burada özellikle Vedat Tek’in ilk etapta tasarladığı ancak daha mimar Kemaleddin’in tasarımıyla son halini alan Ankara Palas oteli belki de en önemli sayılacak eserlerinden biridir.

Altındağ ilçesi Ulus’ta İkinci Meclis Binası’nın tam karşısında yer alan bina, 1924-1927 arasında inşa edildi. Mimar Kemalettin Bey, yapının inşası sürerken şantiyede hayatını kaybetti. Vakıflar İdaresi’ne devredilmiş olan otel, 17 Nisan 1928 günü 120 yatak kapasitesi ile hizmete girdi.

Yapı, 1930’larda siyasetçiler, gazeteciler, sanatçıların buluşma mekanı olduğu gibi yurtdışından gelen resmi heyet ve konukları ağırlama işlevini de üstlenmişti. Atatürk devrimleri ile Türk toplum hayatına getirilen bazı yeniliklerin ilk defa Ankara Palas’ta başlatıldığı bilinir; özellikle kadınların erkeklerle eşit koşullarda sosyal hayata girmesine önayak olmak üzere düzenlenen sosyal etkinliklere ev sahipliği yapmıştır. Ankara Palas’ta cumhuriyetin ilk yıllarında düzenlenen etkinliklerin en ünlüsü “cumhuriyet baloları”dır. Uzun yıllar boyunca Dışişleri Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren yapı, 3 Eylül 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na devredildi. Ekim 2019’da basına yansıyan haberlerde, Ankara Palas’ın restore edileceği ve “Cumhurbaşkanlığı Müzesi” olarak hizmet vermeye başlayacağı belirtildi.

VEFATI VE HAYAL KIRIKLIĞI

Mimar Kemaleddin, 13 Temmuz 1927 tarihinde Ankara’da beyin kanaması sonucu öldü.Mezarı Bayezid Camii haziresinde bulunmakta olup, 2007’de yeniden düzenlenerek anısına bir mezar anıtı eklenmiştir. Mimari üzerine görüşlerini de içeren notları İlhan Tekeli tarafından 1997 yılında “Mimar Kemalettin’in yazdıkları” başlığı altında kitaplaştırılmıştır.

Günümüze ışık tutan şu sözü ise o günlerden bu yana kanayan yaramızı en güzel şekilde özetliyor.

‘’Zavallı İstanbul!…Son düşüş devrinde imâr adı altında ne câhilane, ne zafimâne yıkıma uğradı…Üçüncü Selim´den sonra, eski Türk sanatının incelik ve temizlikle millî ruh doğuran eserleri takdir edilmedi; batı tesiri altında batının bakış açışıyla kabalaşma başladı… Asırlar içinde gelişe gelişe yüzey süslemesinin en kiymetli eserlerini üretmiş olan koca bir sanat birikimi çirkin görülmeye başlandı ve neticede millî sanatımızı yitirdik. Ziyân ettik, koruyamadık…Batının seri imâlatcıları karınlarını şişirdiler ama aklımız başımıza gelmedi…Hatta onların memleketimize döktüğü ruhsuz tek tip yapılar gözümüze güzel görünmeye başladı. Sonuçta bu surette iktidarsız ve câhil halde kaldık…„

Mimar Kemaleddin Bey

Eserleri ve çalışmalarından bazıları
  • Ahmet Cevat Paşa Türbesi inşaatı
  • Ali Rıza Paşa Türbesi inşaatı
  • Ankara Evkaf Apartmanı inşaatı (Yapımı sırasında vefat etmiştir)
  • Bandırma Haydar Çavuş Camii’nin yeniden inşası [4]
  • Bebek Camii inşaatı
  • Bostancı Camii inşaatı
  • Çamlıca Kız Lisesi inşaatı
  • Çapa Fen Lisesi binasının inşaatı
  • Edirne Gar Binası onarımı
  • Eski Çukurcuma Hanı, şimdiki Corinne Hotel inşası (1911)
  • Eyüp Anadolu Lisesi’nın inşaatı
  • Fethiye Camii Koca Sinan Paşa Medresesi restorasyonu
  • Filibe Gar Binası
  • Gazi Eğitim Enstitüsü binası inşaatı
  • Gazi Osman Paşa Türbesi inşaatı
  • Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası inşaatı
  • Hüsnü Paşa Türbesi inşaatı
  • İstanbul Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Vakıf Hanları inşaatı
  • İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi kütüphanesi
  • Kamer Hatun Camii, Beyoğlu
  • Kudüs Mescid-i Aksa restorasyonu projelendirmesi (1922–1926) [5]
  • Mahmut Şevket Paşa Türbesi inşaatı
  • Reşadiye Mektebi (günümüzde Eyüpsultan Ortaokulu) inşaatı
  • Şemsipaşa İlköğretim Okulu’nun inşaatı
  • Tayyare Apartmanları, Laleli
  • Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Müdürlüğü binası inşaatı
  • Sultan Reşad Türbesi inşaatı
  • Vedat Tek tarafından başlatılan Ankara Palas projesinin son seklini vererek tamamlanması
  • Yeşilköy Camii inşaatı

KAYNAK

https://tr.wikipedia.org/wiki/Mimar_Kemaleddin

Leave a Reply